İstanbul'un tarihi semtlerinden Saraçhane, son günlerde yaşanan olaylarla ülke gündeminin merkezine oturdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmalarını protesto etmek amacıyla düzenlenen izinsiz gösteriler, beklenmedik gelişmelere sahne oldu. Gösteriler sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine yönelik hakaret içerikli sloganlar atıldığı tespit edildi. Bu durum, yetkililerin hızlı ve kararlı bir şekilde harekete geçmesine neden oldu.​

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olaylarla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda, gösterilere katılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ailesine hakaret ettiği belirlenen 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, düzenledikleri operasyonlarla bu kişileri yakalayarak adli işlemleri başlattı. ​

Gözaltına alınan şüpheliler arasında 18 yaşından küçük 5 kişinin bulunması, olayın toplumsal boyutunu daha da derinleştirdi. Bu durum, gençlerin bu tür olaylara karışmasının önlenmesi için alınacak tedbirlerin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. ​

Siyasiler ve devlet yetkilileri, yaşanan bu olaylara sert tepki gösterdi. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine yönelik hakaretleri şiddetle kınadığını belirtti. Altun, "Bu tür seviyesizliklere asla müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini kullanarak, sorumluların hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı. ​

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da benzer bir açıklama yaparak, "Milletimizin tahammül sınırlarını aşan bu vandallık, asla kabul edilemez. Ortak değerlerimizi hedef alan çirkin saldırılar, hukuk önünde karşılığını mutlaka bulacaktır" dedi. Tunç, devam eden adli soruşturmaları hedef alarak sokakları terörize etmenin suç teşkil ettiğini ve buna izin verilmeyeceğini belirtti.​

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Saraçhane'deki gösteriler sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve merhum annesine yönelik yapılan edepsiz saldırıların toplumsal huzuru hedef alan kirli bir zihniyetin ürünü olduğunu ifade etti. Fidan, "Sokakları karıştırmaya çalışanların ve nefret dilini destekleyenlerin akıbeti, milletimizin feraseti karşısında eriyip gitmek olacak ve bu rezilliğin hesabı hukuk önünde muhakkak sorulacaktır" dedi.​

Kabine üyelerinden de benzer tepkiler geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarla Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine yönelik hakaretleri kınadı. Bakanlar, bu tür saldırıların milletin ortak değerlerine zarar verdiğini ve hukuk önünde hesap sorulacağını belirtti.​

İstanbul Valisi Davut Gül de yaşanan olaylara tepki göstererek, "Saraçhane'de Sayın Cumhurbaşkanımızın muhterem ailesine edilen küfür, alçakça bir saldırıdır. Bu seviyesizliğin ne fikirle ne özgürlükle ilgisi vardır. Ahlaksızlığa susmak, ona ortak olmaktır. Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir" ifadelerini kullandı.​

AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kimse şu mübarek günlerde Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkışmasın. Saraçhane'de Sayın Cumhurbaşkanımıza, merhume Tenzile Annemize ve Cumhurbaşkanımızın ailesine yönelik sarf edilen hakaretleri ve yine aynı gösteriler sırasında Şehzadebaşı Camii'ne yönelik yapılan ahlaksız saldırıları şiddetle kınıyorum" dedi.​

İstanbul Belediyeleri, Yolsuzluk İddiaları Derinleşiyor İstanbul Belediyeleri, Yolsuzluk İddiaları Derinleşiyor

Yaşanan bu gelişmeler, toplumsal huzurun ve birliğin korunmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, demokratik hakların kullanımının, başkalarının haklarına ve toplumsal değerlere saygı çerçevesinde olması gerektiğini vurguluyor. Bu tür olayların tekrarlanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağı ve sorumluların hukuk önünde hesap vereceği belirtiliyor.​